.... Bey Merhaba ;
...... .... ... Alt katımızda ..... oturan bir hanımefendi var ..... ..... bu
anlattıklarım
bizi ilgilendirmiyor. zaten sesimizide cıkartmıyoruz ama bu
hanımefendı ... ıkıdır ben yokken bıze kapıya gelıp gurultulu olmamızdan
sıkayet edıyormus. bebeklı bır aıleyiz zaman zaman aglama uyumamam seslerı
gelıo olabılır.ama kavgamız gurultumuz yok cok sukur . bız asagıdakı
kavga gurultuyu nasıl komsuluk hakkı vardır deyıp sesımızı cıkarmıyorsak atl
komsudan da bunu beklıyoruz. kı bızım gurultumuz gercekten yok cogu zaman esım
evde bıle olmuyor.neyse sıze soracagım sey su ne yapmalıyım bende kapıya gıdıp
terbıyemı bozmak ıstemıyorum.sızden yonetıcı ve bır buyuk olarak akıl
ıstıyorum . selamlar
Yönetimin cevabı:
...Bey,
Yaşananları
anlayabiliyorum.
Hoş
görünüze sığınarak önce görüşlerimi, devamında ise önerilerimi paylaşmak
isterim.
Anlattıklarınız kişisel
olarak benim ve zaman zaman komşularımızın dile getirdiği hususlardır.
Bir
apartmanda toplu halde yaşıyoruz.
Arada
bir bizim başkalarına rahatsızlık verebileceğimiz olaylar olabileceği
gibi; komşularımızdan kaynaklanabilecek rahatsızlıklara da maruz kalabiliriz.
Bir
arada yaşadığımıza göre bunda bir anormallik olmadığını düşünüyorum.
Rahatsızlık
olarak gündeme gelen hususların "genel
kabul gören" ve "karşılıklı hoş görü sınırları içinde" kalması
halinde bir anormallik olmadığını düşünüyorum.
Neyin
"normal" olduğu, neyin "anormal" olacağı ise kişiden kişiye
göre değişik yorumlanabilmektedir.
Bizler
komşuyuz.
Çoğumuz,
komşularımıza ailelerimizden daha yakın mesafede yaşamaktayız.
Bu
durumu sadece fiziki bir yakınlık olarak adlandırmak kendimize haksızlık
olabilir.
Özellikle
büyük şehirlerde; aynı apartmanda karşılıklı oturan komşuların birbirlerini
tanımadığı veya selâmlaşmadan aynı asansörü kullandıkları da
bilinmektedir. Arzu
edilen ise; daha
insani ve daha yakın medeni ilişkilerin kurulmasıdır.
Aynı
aile içinde bile; arada bir de olsa problemler yaşanabilirken; yan yana ya da
altlı üstlü oturan komşular arasında sorunların çıkması normal karşılanmalıdır.
Hele
"bebek ağlaması" gibi nedenlerin rahatsızlık olarak nitelenmesi
yerine; bu durumu kendi
bebekliğimizi ya da çocuklarımızın ilk günlerini hatırlatan tatlı fırsatlar
olarak karşılamalıyız diye düşünüyorum.
Bebeklerini
yetiştiren ailelere daha da çok hoşgörü ile yaklaşılması gerektiğine, dünya
görüşlerimiz her ne olursa olsun; "komşu hakkı" anlayışı
ile bir birimize olumlu yaklaşım içinde bulunulması gerektiğine inanıyorum.
Bütün
bunların dışında; Apartman Yönetim Planında ve Kat
Mülkiyeti Kanunu (KMK)'nda açıkça yazılı (aşağıya çıkarılan) hususlar olması
halinde; arzu edilmemekle birlikte yasal süreçler de
başlatılabilir.
Dikkati çeken bir husus; gerek KMK'da gerekse Apartman Yönetim Planında
konumuzla ilgili doğrudan bağlayıcı bir açıklama bulunmamaktadır.
Yasal süreç
başlatmanın detayları konusunda ise; her durum için kendine özel hal tarzları
olabileceğini düşünüyorum.
Bir arada
yaşıyorsak; en ufak bir sorunda hemen tansiyonu yükseltmek yerine, öncelikle
"sabır "ve hoş görü" kavramlarını ön plana alan
davranışları öneriyorum.
Sizin maruz
kaldığınız özel durumla ilgili olarak (ben olsam ne yaparım
anlamında) ise;
-Komşudan gelen gürültüler tahammül sınırlarını aşıyor ve de yasal
mücadele etme kararlılığı ortaya çıkaracak seviyede (sık sık / aşırı
seviyede) değil ise, öncelik sırasına göre;
a.Sabır ve hoş görü ile (olgunlukla) tepkisiz kalınabilir.
b.Bu mümkün olmuyorsa düşük seviyeli bir karşılık verilebilir.
Sizin mailde ifade ettiğiniz ( ıkıdır ben
yokken bıze kapıya gelıp gurultulu olmamızdan sıkayet edıyormus. ) durum için ; kapıya
gelen olduğunda; "bebeğimizin çıkardığı sesler için özür diliyoruz, daha
sessiz olmaya çalışacağız" vb. anlamında mukabelede
bulunulabilir."
c.Diğer bir hal tarzı; diyafonla arayarak yüz yüze görüşme talep
edilebilir. Bu görüşmenin mutlaka medeni sınırlar içinde olmasına özen
gösterilebilir.
d.Yazılı olarak yönetime başvurulabilir ve yönetimden yardım istenebilir.
Yönetim bu durumu isim ve daire no belirtmeksizin genel bir duyuru haline
getirebilir.
e.Ocak 2015 tarihinde yapılacak Kat Malikleri Genel Kurulunda konu
tarafınızdan gündeme geirilebilir ve komşularımızın oluşturacağı "ortak
akıl" doğrultusunda hareket edilebilir.
e.Yukarıda ifade edilmeye çalışılanlar dışında ise bir avukatla
görüşülerek yasal süreç başlatılabilir.
Huzur ve
sağlık içinde ... .... dileklerimle ....
Selamlar.
yönetim
KAT MÜLKİYETİ
KANUNU
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Kat Maliklerinin ve Kat İrtifakı Sahiplerinin Borçları
A) Kat Maliklerinin borçları:
I - Genel kural:
Madde 18 – Kat malikleri, gerek bağımsız
bölümlerini, gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine
uymak, özellikle birbirini rahatsız
etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla,
karşılıklı olarak yükümlüdürler
MARMARA APARTMANI YÖNETİM PLANI
(08 Şubat 2009)
(08 Şubat 2009)
3. Bölüm
KAT MALİKLERİNİN HAKLARI VE BORÇLARI
Madde 40- Kat malikleri, aşağıdaki yasaklara uymakla yükümlüdürler:
b) Radyo, teyp, pikap,televizyon, müzik seti gibi müzik aletlerini diğer kat maliklerini tedirgin edecek derecede açamazlar, yüksek ses tonuyla çalamazlar.
g) Bağımsız bölümlerinde veya ortak yerlerde diğer kat maliklerini tedirgin edecek şekilde müzikli, gürültülü toplantılar düzenleyemezler. Ana gayrimenkulün bahçesinde hiçbir şekilde toplantı düzenlenemez.
Kabul günü, nişan töreni gibi zorunlu toplantılarda elden geldiğince gürültü yapmamaya, apartmanın huzurunu bozmamaya gayret ederler. Bu gibi toplantılara en geç saat 23.00’te son verirler.
KAT MALİKLERİNİN HAKLARI VE BORÇLARI
Madde 40- Kat malikleri, aşağıdaki yasaklara uymakla yükümlüdürler:
b) Radyo, teyp, pikap,televizyon, müzik seti gibi müzik aletlerini diğer kat maliklerini tedirgin edecek derecede açamazlar, yüksek ses tonuyla çalamazlar.
g) Bağımsız bölümlerinde veya ortak yerlerde diğer kat maliklerini tedirgin edecek şekilde müzikli, gürültülü toplantılar düzenleyemezler. Ana gayrimenkulün bahçesinde hiçbir şekilde toplantı düzenlenemez.
Kabul günü, nişan töreni gibi zorunlu toplantılarda elden geldiğince gürültü yapmamaya, apartmanın huzurunu bozmamaya gayret ederler. Bu gibi toplantılara en geç saat 23.00’te son verirler.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder