27 Ekim 2014 Pazartesi

Bir şikayet bir cevap ı & Hoşgörü

Bir komşumuzun dile getirdiği konuyu ve yönetimin cevabını; kimlik bilgisi olmadan paylaşıyoruz.


.... Bey Merhaba ;
...... .... ... Alt katımızda .....  oturan bir hanımefendi var ..... ..... bu anlattıklarım
bizi ilgilendirmiyor. zaten sesimizide cıkartmıyoruz ama bu hanımefendı ... ıkıdır ben yokken bıze kapıya gelıp gurultulu olmamızdan sıkayet edıyormus. bebeklı bır aıleyiz zaman zaman aglama uyumamam seslerı gelıo olabılır.ama kavgamız gurultumuz yok  cok sukur . bız asagıdakı kavga gurultuyu nasıl komsuluk hakkı vardır deyıp sesımızı cıkarmıyorsak atl komsudan da bunu beklıyoruz. kı bızım gurultumuz gercekten yok cogu zaman esım evde bıle olmuyor.neyse sıze soracagım sey su ne yapmalıyım bende kapıya gıdıp terbıyemı bozmak ıstemıyorum.sızden yonetıcı ve bır buyuk olarak akıl ıstıyorum . selamlar

Yönetimin cevabı:
...Bey,
Yaşananları anlayabiliyorum.
Hoş görünüze sığınarak önce görüşlerimi, devamında ise  önerilerimi paylaşmak isterim.
Anlattıklarınız kişisel olarak benim ve zaman zaman komşularımızın dile getirdiği hususlardır.
Bir apartmanda toplu halde yaşıyoruz. 
Arada bir  bizim başkalarına rahatsızlık verebileceğimiz olaylar olabileceği gibi; komşularımızdan kaynaklanabilecek rahatsızlıklara da maruz kalabiliriz. 
Bir arada yaşadığımıza göre bunda bir anormallik olmadığını düşünüyorum.
Rahatsızlık olarak gündeme gelen hususların "genel kabul gören" ve "karşılıklı hoş görü sınırları içinde" kalması halinde bir anormallik olmadığını düşünüyorum.
Neyin "normal" olduğu, neyin "anormal" olacağı ise kişiden kişiye göre değişik yorumlanabilmektedir.
Bizler komşuyuz. 
Çoğumuz, komşularımıza ailelerimizden daha yakın mesafede yaşamaktayız. 
Bu durumu sadece fiziki bir yakınlık olarak adlandırmak kendimize haksızlık olabilir.
Özellikle büyük şehirlerde; aynı apartmanda karşılıklı oturan komşuların birbirlerini tanımadığı veya selâmlaşmadan aynı asansörü kullandıkları da bilinmektedir. Arzu edilen ise; daha insani ve daha yakın medeni ilişkilerin kurulmasıdır.
Aynı aile içinde bile; arada bir de olsa problemler yaşanabilirken; yan yana ya da altlı üstlü oturan komşular arasında sorunların çıkması normal karşılanmalıdır.
Hele "bebek ağlaması" gibi nedenlerin rahatsızlık olarak nitelenmesi yerine; bu durumu kendi bebekliğimizi ya da çocuklarımızın ilk günlerini hatırlatan tatlı fırsatlar olarak karşılamalıyız diye düşünüyorum.
Bebeklerini yetiştiren ailelere daha da çok hoşgörü ile yaklaşılması gerektiğine, dünya görüşlerimiz her ne olursa olsun; "komşu hakkı" anlayışı ile bir birimize olumlu yaklaşım içinde bulunulması gerektiğine inanıyorum.
Bütün bunların dışında; Apartman Yönetim Planında  ve Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK)'nda açıkça yazılı (aşağıya çıkarılan) hususlar olması halinde; arzu edilmemekle birlikte yasal süreçler de başlatılabilir. 
Dikkati çeken bir husus; gerek KMK'da gerekse Apartman Yönetim Planında konumuzla ilgili doğrudan bağlayıcı bir açıklama bulunmamaktadır.
Yasal süreç başlatmanın detayları konusunda ise; her durum için kendine özel hal tarzları olabileceğini düşünüyorum.
Bir arada yaşıyorsak; en ufak bir sorunda hemen tansiyonu yükseltmek yerine, öncelikle  "sabır "ve hoş görü" kavramlarını ön plana alan davranışları öneriyorum.

Sizin maruz kaldığınız özel durumla ilgili olarak (ben olsam ne yaparım anlamında) ise;
   -Komşudan gelen gürültüler tahammül sınırlarını aşıyor ve de yasal mücadele etme kararlılığı ortaya çıkaracak seviyede (sık sık / aşırı seviyede)  değil ise, öncelik sırasına göre;
   a.Sabır ve hoş görü ile (olgunlukla) tepkisiz kalınabilir.
   b.Bu mümkün olmuyorsa düşük seviyeli bir  karşılık verilebilir.   Sizin mailde ifade ettiğiniz  ( ıkıdır ben yokken bıze kapıya gelıp gurultulu olmamızdan sıkayet edıyormus. ) durum için ; kapıya gelen olduğunda; "bebeğimizin çıkardığı sesler için özür diliyoruz, daha sessiz olmaya çalışacağız" vb.  anlamında mukabelede bulunulabilir."
   c.Diğer bir hal tarzı; diyafonla arayarak yüz yüze görüşme talep edilebilir. Bu görüşmenin mutlaka medeni sınırlar içinde olmasına özen gösterilebilir.
   d.Yazılı olarak yönetime başvurulabilir ve yönetimden yardım istenebilir. Yönetim bu durumu isim ve daire no belirtmeksizin genel bir duyuru haline getirebilir.
   e.Ocak 2015 tarihinde yapılacak Kat Malikleri Genel Kurulunda konu tarafınızdan gündeme geirilebilir ve komşularımızın oluşturacağı "ortak akıl" doğrultusunda hareket edilebilir.
   e.Yukarıda ifade edilmeye çalışılanlar dışında ise bir avukatla görüşülerek yasal süreç başlatılabilir.
Huzur ve sağlık içinde ... .... dileklerimle ....
Selamlar.
yönetim

KAT MÜLKİYETİ KANUNU
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Kat Maliklerinin ve Kat İrtifakı Sahiplerinin Borçları
 A) Kat Maliklerinin borçları:
 I - Genel kural:
 Madde 18 – Kat malikleri, gerek bağımsız bölümlerini, gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla, karşılıklı olarak yükümlüdürler


MARMARA     APARTMANI    YÖNETİM    PLANI
(08 Şubat 2009)

3. Bölüm
KAT MALİKLERİNİN HAKLARI VE BORÇLARI
Madde 40- Kat malikleri, aşağıdaki yasaklara uymakla yükümlüdürler:
b) Radyo, teyp, pikap,televizyon, müzik seti gibi müzik aletlerini diğer kat maliklerini tedirgin edecek derecede açamazlar, yüksek ses tonuyla çalamazlar.

g) Bağımsız bölümlerinde veya ortak yerlerde diğer kat maliklerini tedirgin edecek şekilde müzikli, gürültülü toplantılar düzenleyemezler. Ana gayrimenkulün bahçesinde hiçbir şekilde toplantı düzenlenemez.
Kabul günü, nişan töreni gibi zorunlu toplantılarda elden geldiğince gürültü yapmamaya, apartmanın huzurunu bozmamaya gayret ederler. Bu gibi toplantılara en geç saat 23.00’te son verirler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder